Ülkemizde her geçen gün yaşanan zamlarla birlikte şu an 7000 TL brüt, 6090 TL net olan asgari ücretin eridiğini ve asgari ücretle çalışanların açlık sınırının altında kaldığını uzun zamandan beridir üzülerek gözlemliyor, her fırsatta dile getiriyoruz.

            Ağızlarından “reform” ve “ekonomik kalkınma” laflarını düşürmeyen UBP-DP-YDP Hükümeti’nin umurunda dahi olmayan ve öncelikleri arasında yer alamayan bu durum, asgari ücretle çalışan emekçilerin, yaşamlarını sağlıklı bir şekilde sürdüremedikleri bir hal almıştır.

             Hayat Pahalılığının açıklanmasının ardından ivedi bir şekilde toplanıp, karar üretmesi beklenen Asgari Ücret Tespit Komisyonu’ndan beklentimiz, asgari ücretin, insani koşullara çekilmesi ve kamu-özel arasındaki makası bir nebze olsun daraltmasıdır.

            Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Hasan Taçoy’un asgari ücreti 8 bin- 8 bin 500 TL civarında öngördüğünü açıklaması, yaratılan ekonomik koşullarda, asgari ücretlinin neler yaşadığını görmek istemediklerinin açık bir ispatıdır. Unutulmasın ki, bu bozuk düzeni yaratanların masaya konulmasında ısrar ettikleri 8 bin 500 TL ile bırakın sağlıklı beslenmeyi, tencerede taş bile pişmez.

            Basın Emekçileri Sendikası olarak bizler, yaratılan emek sömürüsü düzenine başkaldırmaya devam edeceğimizi belirtirken, asgari ücretin en düşük kamu maaşına endekslenmesi gerektiğini, bunun dışında açıklanacak bir rakamı asla kabul etmeyeceğimizi ve mücadeleye devam edeceğimizi vurgulamak isteriz.

Basın- Sen Yönetim Kurulu (a)

Başkan

Ali KİŞMİR

Categories:

Comments are closed