Basın demir parmaklıklar ardında

Dünya genelinde tutuklu gazeteci sayısı en yüksek olan ülke Türkiye!..

Evet, şaka değil!..

“FETÖ” yobazlığını ortaya çıkaran Ahmet Şık, şu sıralar “FETÖCÜ” olduğu iddiası ile demir parmaklıklar ardında…

Bu da şaka değil!..

Türkiye’nin gerçeklerinden bahsediyoruz…

Kim ki iktidara karşı geliyor…

Kim ki Recep Tayyip Erdoğan’ı eleştiriyor…

Kim ki laikliğe sahip çıkıyor, anında “Terörist” damgası yiyor…

Basın özgürlüğü şu an ayaklar altında…

Hatta ayaklar altında ezilen basın özgürlüğü şu anda demir parmaklıklar ardında…

Kimse bu durum karşısında ses çıkartamıyor…

Örneğin Kıbrıs Türk Basını…

Kaç tane gazetemiz mağdur olan bu meslektaşlarımıza sahip çıktı?

Bırakınız sahip çıkmayı, kaç tane gazetemiz Türkiye’deki gazetecilerin neler yaşadıklarını, mahkeme süreçlerini ve ders niteliğinde olan birbirinden muhteşem ifadelerine ön kapaklarında yer verdi…

Oysa Dünya Basın Özgürlüğü Günü’nde harika açıklamalar yapıyoruz…

“Basın özgürlüğü” diyoruz da başka bir şey demiyoruz…

İyi de yanı başımızda basın özgürlüğünün ırzına geçiliyor…

Yani bunların yaşandığı kara parçasının adı “Kıbrıs” değil diye bizi ilgilendirmiyor mu?

Kaç tane köşe yazarımız bu konuları yazıyor?

Veya kaç tane TV kanalımız bu konu üzerine programlar düzenliyor?

Herkesi bir korku salmış…

Kimsenin AKP ile Erdoğan’a iki çift laf etmeye yüreği yetmiyor…

Ama “Türkiye’de dikta bir rejim var mı” diye sorsan, tümü de “Yok yahu öyle bir şey” diyecekler ve absürd örnekler verecekler…

İyi de kardeşim madem Türkiye’de dikta bir rejim yok, neden suçsuz yere hapse atılan gazetecilere sahip çıkmıyorsun?

Neden yaptığı haber sırf iktidarın hoşuna gitmediği için ülkesini terk etmek zorunda kalan gazetecilerin sesini duyurmuyorsun?

Bu durumda ya Türkiye’deki OHAL’e destek veriyorsundur, ya da dikta rejim karşısında boynunu eğiyorsundur…

Bunun başka türlü bir izahı var mı? Kapalı kapılar ardında değil kamuoyu önünde söylenenlerin ve yapılanların önemi vardır…

O nedenle Kıbrıs Türk Basını olarak dünyanın neresinde isterse olsun yaşanılan bu tür olaylara karşı sessiz kalmamalıyız…

Çünkü bu gidişle yarın biz ihtiyaç duyduğumuzda etrafımızda ses çıkaracak kişi kalmayacak…

Birlikte mücadele şart ve biz bunun yollarını sonunda kadar zorlayacağız…