“Bu topraklarda aslolan Kıbrıslıların istek ve talepleridir”

Dünyada en çok tutuklu gazeteci bulunan ülkenin Cumhurbaşkanı olarak ülkemize ziyarette bulunacak olan Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a “Ülkemize hoş geldiniz” diyemiyoruz. Ülkesindeki ifade özgürlüğünü demir parmaklıklar ardına atan ve sayısını artık tutmakta zorlandığımız oranda gazeteciyi nedensiz yere hapse attıran bu anlayışa karşı dün olduğu gibi bugün de karşı durmaya devam edeceğiz. Türkiye’de düzenlediği miting sırasında hükmettiği güruha Kıbrıs’taki Afrika Gazetesi’ni hedef gösteren ve linç edilmesi için çağrıda bulunan Erdoğan’ın yüzünden sadece kendi ülkesinde değil Kıbrıs’ta da ifade özgürlüğüne 22 Ocak 2018 tarihinde kara bir leke sürülmüştür. Evrensel bir meslek olan gazetecilik ilkelerini ve özgürlüklerini ayaklar altına alan, kendisine muhalif olan gazeteciler üzerinde kurduğu baskılarla onları memleketlerinden göç etmek zorunda bırakan veya kaçmayıp mücadelesini kendi topraklarında sürdürmeye çalışan gazetecileri demir parmaklıklar ardına göndererek ifade özgürlüklerini kısıtlayan zihniyetin en tepesinde bulunan Erdoğan’dan bir kez daha ülkesinde tutuklu bulunan gazeteci ve aydınları serbest bırakmasını talep ediyoruz.

Diğer yandan ise ülkemize ziyarette bulunacak olan Tayyip Erdoğan şunları çok iyi bilmelidir ki;

Bu toplum, savaş değil barış, çözümsüzlük değil çözüm, cami değil okul, külliye değil bilim yuvası, şeriat değil laiklik, bağımlılık değil bağımsızlık talep etmektedir. Kendisinden önceki hükümetlerin aktardığı ve de şu anda hala sistematik olarak aktarılan nüfusun farklı yönde istek ve talepleri olabilir. Ancak başta Erdoğan ve Türkiye’deki tüm kesimler şunu net olarak bilmelidirler ki, bu topraklarda aslolan Kıbrıslıların istek ve talepleridir. İrademizi yok sayan, her fırsatta bu topluma dayatmalarda bulunan ve Kıbrıs kültürüne aykırı anlayışları bu topraklara taşımaya çalışan zihniyete karşı mücadelemiz sonuna kadar devam edecektir.

Biz Kıbrıslıların büyük bir çoğunluğu Erdoğan’ı bağrımıza basmıyoruz, basamıyoruz. Bunun nedeni ne Türkiye karşıtlığıdır, ne de Türkiye Cumhuriyeti yetkililerine karşı bir saygısızlıktır. Burada esas saygısızlık TC’li yetkililer tarafından sürekli olarak Kıbrıslı Türklere yapılmaktadır. Bu toplumun istek ve taleplerine aldırış etmeyen, hassasiyetlerine öncelik vermeyen ve “Biz ne istersek Kıbrıs’ta o olacak” anlayışını sürdüren bu zihniyet yüzünden bugün bu duruma gelinmiştir. O nedenle bugün bir kez daha bu toplumun haklı taleplerini kamuoyu aracılığı ve Arif Hoca’nın “Önce bu toplumu adam yerine koyacaksın” söylemi ile Erdoğan’a iletiyoruz ve kendisine sesleniyoruz. Evet, önce bu topluma saygı duyacaksınız, sonra bu toplumdan saygı bekleyeceksiniz. İşte o gün emin olunuz aramızdaki bağ sadece söylemde kalmayacak kadar güçlü olacaktır. Aksi takdirde biz bu topraklarda var olduğumuz sürece bu bağlar hiçbir zaman düzelmeyecek konuma kadar ilerleyecektir ve bu zihniyete karşı mücadelemiz gün geçtikçe yükselmeye devam edecektir.

Saygılarımızla;

Basın Emekçileri Yönetim Kurulu (a)

Başkan

Ali Kişmir