Çözüme ulaşmak için daha kaç nesil insanımızın yok olması gerekiyor?

Bugün 1 Eylül Dünya Barış Günü ve bu anlamlı günde Şevket Rado gibi bir yoldaşımızı kaybetmenin derin üzüntüsü içerisindeyiz.

Her daim Kıbrıs’ta çözüme ve barışa inan, bu uğurda en ön sıralarda mücadele etmekten geri kalmayan, askersiz ve bağımsız bir Kıbrıs’ı savunan, “Hain” damgasını yemekten hiç korkmayan ve gerek çözüm gerekse de toplumsal olaylarda hep dik bir duruş sergileyen Şevket Rado, her daim dilinden düşürmediği “çözüm olmadan ölmeyeceğime dair bir anlaşmam var.

Kıbrıs’ta bir çözüm ve barış olsun, bunu bir saat olsun göreyim ve ondan sonra öleyim” söylemi ile hatırlanacak ve her 1 Eylül Dünya Barış Günü’nde o kararlı duruşu ile bizimle birlikte olacak. Hayatını Kıbrıs’ta çözüm ve barışa adamış bir insanımız daha Kıbrıs sorununun çözüldüğünü göremeden hayata gözlerini yumdu. Bu dünyada kimse kalıcı değildir.

O nedenle iki Kıbrıslı Lidere buradan açıkça çağrı yapıyoruz, Kıbrıslıların özlem duyduğu bu çözümü getirmek için Kıbrıslı kimliğiniz ile mücadele veriniz ve “önce Kıbrıs” mantalitesiyle o masaya oturunuz.

Kaybedecek zamanımız yoktur. Bağımsız ve bağlantısız bir ülke istiyoruz. Bu topraklarda aslolan iki toplumun siyasi eşitliğidir ve çağdaş bir anayasadır. Ne İngiltere’nin, ne Türkiye’nin, ne Yunanistan’ın ne de bir başka yabancı gücün bu topraklardaki çıkarları bizi ilgilendirmiyor. Esas olan biz Kıbrıslıların ne istediğidir.

Çözüme ulaşmak için daha kaç nesil insanımızın yok olması gerekiyor? O nedenle aklımızı başımıza toplamayız ve Türkçe ile Rumca konuşan Kıbrıslılar olarak ortak bir mücadele başlatmalıyız.

Bu bağlamda her 1 Eylül Dünya Barış Günü’nde Rado hep gönlümüzün bir köşesini buruk bırakacaktır.

Basın-Sen Yönetim Kurulu (a)

Ali KİŞMİR

Başkan