Laf kalabalığı yaratmayın, safınızı belli edin!

Afrika Gazetesi’nin önünde sözde “tepki” gerçekte ise “linç” histerisi ile yapılan faşist saldırılar, tıpkı Türkiye’de olduğu gibi Kıbrıs’ta da düşünce özgürlüğünün katledilmek istendiğinin en açık örneğidir.

Yıllar önce Sivas’ta yaşanan Madımak Katliamı’nı andıran ve Kıbrıs’ın tarihinde eşi benzeri görülmemiş olan bu faşist girişimin baş sorumlusu kendi ülkesindeki basın özgürlüğünü demir parmaklıklar ardına göndermiş olan Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’dır. Bursa’da düzenlenen mitingde Afrika Gazetesi’ni hedef gösterip Kıbrıs’ın kuzeyindeki insanları provoke eden Erdoğan, bugün demokrasimize kara bir leke sürülmesine neden olmuştur.

Yaşanılan bu olayları kabul edebilmemiz, bu olaylar sırasında gözü dönmüş kişilerin basın emekçilerine gerçekleştirdiği saldırıları görmezden gelebilmemiz ve hukukun üstünlüğünün ayaklar altına alınmasına sessiz kalabilmemiz mümkün değildir.

Özellikle bu toplumun vergileri ile ayakta duran 28 belediyemizden bir tanesi olan Büyükkonuk Belediyesi’nin başında bulunan kişinin sırf Türkiye’deki iktidara yaranmak ve buradaki Türkiye kökenli insanlarımızdan oy kapabilmek için belediye çalışanlarına iş bıraktırması ve bu çalışanları Lefkoşa’ya getirip bir gazeteyi taşlatması demokrasi tarihimizdeki en büyük utançlardan bir tanesi olarak yerini alacak ve her daim bu şekilde hatırlanacaktır.

Bugün bu ülkenin demokrasisi ve hukukun üstünlüğü için kara bir gündür. “Anavatanımız” bahanesinin arkasına saklanarak yapılanları kabullenebilmemiz mümkün değildir. Bu ülkenin meclisinin damına bir başka ülkenin veya halkın simgesi olan bir bayrakla çıkılıp resmen “İşgal ettik” mesajı verilmiştir. Özellikle yaşanılan olaylar sırasında güvenlik güçlerinin bu kadar etkisiz kalması kafalarda büyük soru işaretleri yaratmıştır. Bugün ne yazık ki çoğunluk, azınlığa gözdağı vermiştir ve  “Bu ülkenin sahibi biziz” denilmiştir.

Buradan polisimize ve yargımıza soruyoruz, bugün Afrika Gazetesi’ni taşlayanlar, camlarını kıranlar, binanın içerisine girenler, meclisin damına çıkıp yabancı bayraklar sallayanlar, kısacası Anayasamıza ve yasalarımıza aykırı bir şekilde davranan bu kişiler hakkında soruşturma başlatılacak mı? Bu şahısların tümü kamera ve fotoğraf makineleri tarafından kayıt altına alınmıştır. Bu kişiler tespit edilip haklarında gerekli hukuki işlemler yapılacak mı?

Değerli toplumumuz, şu iyi bilinmelidir ki, bizlerin “Anavatanı” veya “Yavruvatanı”  yoktur.  Bizlerin tek bir vatanı vardır, o da Kıbrıs’tır. Faşist saldırıların Kıbrıs veya bu toplumun kültürü ile bir alakası yoktur. Yaşanılan bu olaylardan sonra siyasilerin basında laf kalabalığı yaratması değil,  duruşlarını net bir şekilde belirleyen çok daha net ve sert açıklamalar yapması gerekmektedir.

Basın-Sen Yönetim Kurulu (a)

Ali KİŞMİR

Başkan

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir