Önce kendi maaşınızdan başlayın!

Bu toplumun sinir sistemi ile oynanmaktan ve emekçilerin alın teri ile alay etmekten yeni hükümet döneminde de vazgeçilmediğini görmek önümüzdeki süreç bakımından oldukça düşündürücüdür.

Bir tarafta asgari ücretin 5-6 katı maaş alan hükümet yetkililerinin, diğer tarafta hükümet yetkililerinin aldığı maaşın 5-6 katı kadar aylık kar yapan iş insanlarının ve öteki tarafta da özel sektörde tek örgütlü yeri olmayan sözde işçi temsilcilerinin bulunduğu bir masadan emekçilere insanca bir yaşam sağlayacak adaletli bir sonucun çıkamayacağı ortadadır. Çalışma Bakanı Zeki Çeler’in iyi niyetli olduğunu bizler de biliyoruz ancak sadece iyi niyetli olmak önceden ortaya konan hedeflerin hayata geçirilmesi için ne yazık ki tek başına yeterli olmuyor.

Buradan brüt 2.365 TL ile neler yapılamayacağını, bu insanların evlerine nasıl ekmek götüremeyeceğini, sağlık ve eğitim sistemlerinden nasıl yararlanamayacaklarını, kısacası emekçilerin nasıl insanca bir yaşam sürdüremeyeceklerini anlatacak değiliz. Çünkü açın halinden tokun anlamadığı gerçeğini her Asgari Ücret Komisyonu toplantısının ardından bizlere hatırlatıyorsunuz. Basın emekçilerinin çoğunluğu olmak üzere bu ülkedeki emekçilerin çoğunluğu bu maaşa, önemli bir kesimi de bu maaşın altında çalıştırılmaya zorlanıyor ve ne yazık ki siyasilerin iki dudağının arasından çıkan sözler hayatın gerçeklerine tam ters olarak yansıyor.

Hükümete çağrımız derhal hayat pahalılığını aşağıya çekecek tedbirlerin hayata geçirilmesi, Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nun yapısının derhal değiştirilmesi ve işçilerin de bu komisyonda temsil edilmesine kapı açılması, Asgari Ücret’in acilen günün şartlarına göre yeniden belirlenmesi, özel sektörde sendikalaşmayı zorunlu hale getirecek yasanın en erken sürede meclisten geçirilmesi ve nüfus politikasının gözden geçirilerek kendi kendimize yeten bir sınırlama getirilmesi için gerekli adımların derhal atılması yönündedir. Tüm bu adımlar eş zamanlı atılmadığı sürece ve sadece makyaj niteliğinde adımlar atıldığı müddetçe bu sorun ortadan kalmayacaktır ve emekçiler bu topraklarda sömürülmeye devam edecektir.

Hükümet erken adım atma anlamında kaynak sıkıntısı çekiyorsa, önce kendi maaşlarından, ardından da bakanlıklarının yetkisi altında bulanan izaz-ikram ve örtülü ödenek kalemlerinin iptalinden başlayabilir. Örneğin başbakan ve bakanlar önümüzdeki ayın başından itibaren brüt 2.365 TL maaş alarak görevlerini sürdürmeye devam edebilir. İnanınız gerisi kendiliğinden gelmeye başlayacaktır.

Saygılarımızla;

Basın-Sen Yönetim Kurulu Adına

Başkan

Ali Kişmir